- ’’Kaslarımız ve iç organlarımız bir tehlikeye tepki vermek üzere kurulursa zihnimiz bize korkacağımız bir şey olduğunu söyler.” diyor Peter Levine. Yani korkulacak bir şey yok dediğimizde ya da denildiğinde bunun korkuyu geçirmesi mümkün değil. Aksine kişinin bunu uygulayamadığı için kendine öfkelenmesiyle sonuçlanma ihtimali de yüksek olabilir. Bedenimiz o sırada korku tepkileri gösterirken zihnimize giden mesaj gayet de korkulacak bir şey olduğuna dair bilgiyi içerir. Bedene bakmaya, neler deneyimlediğinizi yakalayabilmeye, döngünün nasıl olduğunu nasıl ilerlediğini anlayabilmeye, güvende olmaya ihtiyaç vardır.
Korktuğunuzda o an bedeninizde ne olduğunu anlamayı, o esnada olmasa bile daha sonrasında nasıl bir deneyim yaşadığınızı fark etmeye çalışmayı, bunları yapmakta zorlanıyorsanız da bir ruh sağlığı uzmanından destek almayı deneyebilirsiniz. Çünkü bu süreçler her zaman tek başınıza fark edebileceğiniz şeyler olmazlar ve bu da çok normaldir.

- Nefesin sığ ve kesik kesik olması ortamda tehlike olduğunu ve tetikte beklemek gerektiği mesajını doğurur. Düşünmemeye ya da iyi şeylere odaklanmaya çalışmak yeterli gelmez çünkü siz ne düşünmeye çalışırsanız çalışın bedenin söylediği şey tam tersi olabilir.
Yani nefes bize yolunda gitmeyen şeyler olduğunu anlatan göstergelerden bir tanesidir. Nerede nefesinizi tuttuğunuz ne zaman kesik kesik nefes aldığınız nerede kiminleyken rahatça aktığını gözlemlemek kendinizle ilgili bilgi edinmenize yardımcı olur. Bunu terapide de de terapist olarak gözlemleriz. Bazen danışan nefes almakta güçlük yaşar tam da o an ne olduğunu konuşuruz. Bu zamanlar çok dönüştürücüdür.
Bir diğer tarafta yogada da kişinin kendi bedensel sınırlarını görebilmesi, onları koruyabilmesi için nefesin nerede rahatça aktığını hangi harekette kesilmeye başladığını fark etmesi önemlidir. Kendi bedensel sınırınızı fark etmek duygusal, cinsel gibi diğer sınırlarınızı keşfetmeye de kapı açar. sırf birileri iyi gelir dediği için değil yaptığınız şeylerin izlediğiniz yolların size olumlu yansımasını görmek, olumsuz etkilerini yakalayabilmek için sinyalleri iyi okumaya ihtiyaç vardır. Yani bir nefes deyip geçmemek lazım. İyi gelecek diye başladığınız bir pratik kendinizi daha da zorladığınız bir pratiğe dönebilir. Girdiğiniz formlarda nefesinizi tuttuğunuzu görüyorsanız ya da kendinizi zorla nefes almaya çalışırken buluyorsanız belki de o gün o formda kalmak size çok da iyi gelmeyecektir ve aslında bunda hiçbir sorun yok. Bırakınız nefesiniz nerede çabasız bir şekilde kendi dinamiğinde akıyor orada aksın. Çünkü ‘’nefes bir taraftan da seçim yapabilmek için bedende yeni olasılıklar deneyimlemenin başka bir yoludur.’’ *
Yeni olasılıklar denemeye imkân vermeniz dileğiyle.
* Terapide Travmaya Duyarlı Yoga kitabından alıntıdır.



