İlişkilerde yaşanan sorunların %69’unun çözülemediğini biliyoruz. Peki o zaman ne olacak? Burada da devreye çatışmayı yönetebilmek için uzlaşabilmek devreye giriyor.
Uzlaşmak boyun eğmek değildir.
Uzlaşmak ben doğruyum sen yanlışsın bunu kabul et demek değildir.
Kendi fikriniz, inancınız için savaşmazsanız kendinize ihanet edecekmişsiniz gibi gelebilir ya da bir adım geri giderseniz kendinizi koruyamayacağınızı düşünebilirsiniz. Bu da ilişkide bir savaşı doğurur. Uzlaşabilmek için gerçekten partnerinizin sizi duyduğundan, anladığından emin olmaya ihtiyacınız vardır. Aksi halde kendinizi gerekli durumda koruyabilmek için gelecek saldırıyı bekler pozisyonda bulabilirsiniz.
Oldu da karşı tarafı ikna ettiniz o kaybetti ya da karşı taraf sizi kendisi gibi düşünmeye zorladı ve siz kaybettiniz. Taraflardan birinin kaybettiği romantik bir ilişkide gerçekten bir kazanan olabilir mi?
Size partnerinizle konuşabileceğiniz birkaç soru bırakıyorum.
Partnerimin neye ihtiyacı var?
Benim neye ihtiyacım var?
Partnerimin asla ödün veremeyeceği şey ne?
Benim asla ödün veremeyeceğim şey ne?
Bu konuda birbirimize duygusal olarak nasıl destek verebiliriz?
Karşı tarafın benden istediğini karşılamak için neler yapabilirim?
Karşı taraf benim istediğim şeyle ilgili neler yapabilir?
Bu sorunla ilgili neler hissediyoruz?



