Duygusal yeme, stres, üzüntü veya sıkıntı gibi olumsuz duygusal durumlar karşısında aşırı yemek yeme eğilimidir.
Bu davranış, gerçek fiziksel açlıkla ilgili değil, duygusal boşlukları doldurmayı amaçlar.
Şengül Hablemitoğlu ‘’Kabullenmek yaşama devam etmektir. ‘’ diyor. Bu ifadeye ‘’Bir şeyleri inkar etmek bir kaçıştır.’’ Diye de ekliyor.
Devam edebilmek için bizi çok zorlasa da bazı şeylere yer açmak önemli hale gelebiliyor.
İlişkilerde yaşanan sorunların %69’unun çözülemediğini biliyoruz. Peki o zaman ne olacak? Burada da devreye çatışmayı yönetebilmek için uzlaşabilmek devreye giriyor.
İlişkilerde incinir ilişkilerde iyileşiriz.’’ Kırılganlıklarımızı dile getirmeden, fark edemeden bunlarla ilgili yol alabilmek oldukça zordur. Özellikle bizim zihnimizi okuyamayan karşı taraf için daha da zor.
İlişkilerde yaşanan bazı olaylar sadece yaşanan bir olay olmakla kalmayıp kişiler için derin bir yaralanmaya sebep olabilir. Bu yaralanma terk edilmişlik hissini ortaya çıkarabilir.